Skip to content

Bilgi Yolu | Gündem ve Bilgi

Bilgi Yolu: gündemden haberler ve merak edilen konular

  • Ana Sayfa
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Haber
  • Tanıtım
  • İletişim
  • Reklam
  • Home
  • Eğitim
  • Eski Başbakan Davutoğlu’nun “Cumhurbaşkanı’na hakaret” ifadesi: O gün ne söylediysem bugün de o sözlerin faili, sahibi ve savunucusuyum!

Eski Başbakan Davutoğlu’nun “Cumhurbaşkanı’na hakaret” ifadesi: O gün ne söylediysem bugün de o sözlerin faili, sahibi ve savunucusuyum!

Ayse Firat 9 Eylül 2026

T24 Haber Merkezi

AKP hükümeti döneminden eski Başbakan, eski Dışişleri Bakanı ve feshedilen Gelecek Partisi’nin Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasıyla hakkında başlatılan soruşturma kapsamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ifade verdi. İfadesinde soruşturmanın hukuki gerekçelerle değil, siyasi saiklerle başlatıldığını dile getiren Davutoğlu, “Soruşturma yıllar önce yapılmış aleni bir konuşmaya dayandığı hâlde 7 Eylül için sözlü talimat verildi. O gün ne söylediysem bugün de o sözlerin faili, sahibi ve savunucusuyum” dedi. “Hakaret etmedim; hesap sordum. Aşağılamadım; eleştirdim. Suç işlemedim; anayasal hakkımı ve siyasi sorumluluğumu kullandım” diyen Davutoğlu, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini talep etti.

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasından ifade verdi: Bu Cumhuriyet tarihinde bir ilk; şahsi itibarım değil ülkemin itibarı, sözlerimin arkasındayım!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Başbakan Davutoğlu hakkında, 2022 yılında Diyarbakır ziyareti sırasındaki, “Benden sonraki bakanlar gibi bir kuruş haram lokma yemedim. Onlara da ‘Haram lokma yemeyin’ dedim. Yediler. Çevrelerini zengin ettiler. Damadını bakan yaptı. Akrabalarını zengin etti. Beş tane müteahhide Türkiye’yi peşkeş çekti” konuşması gerekçesiyle “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasından soruşturma başlatmıştı.

Davutoğlu’na adliyeye girişinde, AKP hükümeti dönemlerinde eski Dışişleri Bakanı olan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ile Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da eşlik etti.

Davutoğlu’nun ifadesinin tamamı şöyle:

“Bugün burada bulunmamın ve ifade vermeyi kabul etmemin sebebi, klasik anlamda bir savunma yapmak değildir. Hukuk devletine olan inancımı teyit etmek, adaletin bir gün herkese lazım olacağını hatırlatmak ve yalnızca şahsımı değil, adaleti, kamu malını, demokrasiyi ve ifade özgürlüğünü savunmak için buradayım.

“Cezalandırmaktan çok itibarsızlaştırmayı amaçladığı kamu vicdanının malumu”

Bu soruşturmanın hukuki gerekçelerle değil, siyasi saiklerle başlatıldığı; cezalandırmaktan çok itibarsızlaştırmayı amaçladığı kamu vicdanının malumudur. Soruşturmanın açıldığını medyadan öğrenmem, daha sonra ifade vereceğim tarihin de basına sızdırılması, ülkemizde yargı bağımsızlığının içine düşürüldüğü durumu açıkça göstermektedir.

“Soruşturma yıllar önce yapılmış aleni bir konuşmaya dayandığı hâlde 7 Eylül için sözlü talimat verildi”

Soruşturmayı öğrendiğimde müdafim derhâl savcılıkla temasa geçmiş; oğlumun 12 Eylül’deki düğünü nedeniyle 14 Eylül’de Ankara’ya gelerek ifade vereceğimizi bildirmiş ve bu konuda mutabakat sağlanmıştır. Buna rağmen, kaçma veya delilleri karartma şüphesi bulunmadığı ve soruşturma yıllar önce yapılmış aleni bir konuşmaya dayandığı hâlde, 7 Eylül için sözlü talimat verilmiştir. Bu yaklaşım, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun öngördüğü usullerle, hukuki güvenlik ilkesiyle ve devlet ciddiyetiyle bağdaşmamaktadır.

Soruşturmaya konu edilen konuşma, Eylül 2021’de Bingöl’de yaptığım ve bugün de her cümlesinin arkasında durduğum siyasi bir konuşmadır. Devlet, milletin ortak emanetidir; kamu görevi ise bu emaneti koruma sorumluluğudur. Benim itirazımın ahlaki ve siyasi kaynağı budur.

“O gün ne söylediysem bugün de o sözlerin faili, sahibi ve savunucusuyum”

Kamu kaynaklarının kullanımı, nepotizm, liyakatsizlik ve belirli zümrelere tanınan imtiyazlar konusunda o gün ne söylediysem bugün de o sözlerin faili, sahibi ve savunucusuyum. Üstelik o konuşmada yaptığım tespitler, aradan geçen zamanda yaşanan gelişmelerle güncelliğini korumakla kalmamış, acı tecrübelerle doğrulanmıştır.

Bu gerçekleri dile getirmem hakaret değildir. Bu, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir vatandaşı ve bu ülkeye Dışişleri Bakanı ve Başbakan olarak hizmet etmiş bir devlet adamı sıfatıyla tarihî, ahlaki ve siyasi sorumluluğumdur. Siyasi hayatım boyunca akraba kayırmacılığına, liyakatsizliğe, kamu kaynaklarının kötüye kullanılmasına ve yolsuzluğa karşı tavizsiz mücadele verdiğime aziz milletim şahittir.

“Siyasetçiler; sert, sarsıcı, rahatsız edici, hatta incitici eleştirilere daha fazla hoşgörü göstermek zorundadır”

AİHM, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, siyasetçilere ve kamu gücü kullanan kişilere yönelik kabul edilebilir eleştirinin sınırları, sıradan bireylere göre çok daha geniştir. Siyasetçiler, görevlerinin ve kamusal konumlarının gereği olarak sert, sarsıcı, rahatsız edici, hatta incitici eleştirilere daha fazla hoşgörü göstermek zorundadır.

“Hukuk, kişilere ve siyasi konumlara göre değişemez”

Nitekim Dışişleri Bakanlığı, Başbakanlık ve siyasi parti genel başkanlığı görevlerinde bulunduğum dönemlerde şahsıma yönelik çok ağır eleştiri ve ifadeler hakkında Cumhuriyet savcılıklarınca verilmiş yüzlerce takipsizlik kararı bulunmaktadır. Hukuk, kişilere ve siyasi konumlara göre değişemez. Bana yöneltilen sözler ifade özgürlüğü sayılırken, benim siyasi eleştirilerimin suç kabul edilmesi hukuk önünde eşitlik ilkesiyle bağdaşmaz.

Sayın Cumhurbaşkanı aynı zamanda bir siyasi partinin genel başkanıdır ve aktif siyasetin içinde, siyasi tartışma ve polemiklerin doğrudan tarafıdır. Bu gerçeklik, TCK’nın 299. maddesi uygulanırken mutlaka dikkate alınmalıdır. Aktif siyasetin tarafı olan bir kişinin siyasi eleştirilere karşı mutlak ve ayrıcalıklı bir ceza hukuku korumasından yararlandırılması demokratik toplum düzeniyle bağdaşmaz.

Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca, temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların çatışması hâlinde milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi de siyasi ifade özgürlüğünü güvence altına almaktadır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, özellikle Vedat Şorli/Türkiye ile Artun ve Güvener/Türkiye kararlarında, devlet başkanına diğer kişilerden daha ayrıcalıklı bir koruma sağlanmasının demokratik toplum düzeniyle bağdaşmadığını ortaya koymuştur.

“Kamu yararına ilişkin sert eleştiriler tek başına hakaret suçunu oluşturmaz”

Anayasa Mahkemesi’nin Bekir Coşkun, Alişan Şahin ve Ergün Poyraz kararlarında da kamu otoritesi kullanan kişilerin daha geniş eleştiri sınırlarına katlanması gerektiği kabul edilmiştir. Kamu kaynaklarının kullanımı, ekonomik tercihler ve kadro politikaları hakkındaki değerlendirmeler siyasi tartışmanın merkezindedir. Değer yargılarının ispatı istenemeyeceği gibi, kamu yararına ilişkin sert eleştiriler de tek başına hakaret suçunu oluşturmaz.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin E. 2020/16982, K. 2022/16062 ve Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin E. 2016/10294, K. 2018/6869 sayılı kararları da siyasi tartışmalarda kullanılan ağır, sarsıcı veya incitici sözlerin bağlamları içinde siyasi eleştiri ve düşünceyi açıklama hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

“Yargının talimat değil, hukuk dinlediği bir Türkiye idealini savunuyorum”

Ben bugün burada yalnızca kendimi savunmuyorum. Konuşma hakkı soruşturmalarla daraltılan siyasetçiyi, gazeteciyi, akademisyeni, öğrenciyi ve her bir vatandaşımızı savunuyorum. Korkmadan konuşulabilen, iktidarın hesap verdiği ve yargının talimat değil, hukuk dinlediği bir Türkiye idealini savunuyorum.

Sözlerimin arkasındayım. Çünkü bu sözler şahsi bir öfkenin değil; milletin hukukunu, devlet ahlakını ve adaleti koruma iradesinin ifadesidir.

“Hakaret etmedim, hesap sordum; aşağılamadım, eleştirdim”

Hakaret etmedim; hesap sordum. Aşağılamadım; eleştirdim. Suç işlemedim; anayasal hakkımı ve siyasi sorumluluğumu kullandım.

Bugün hakkımda verilecek karar, yalnızca şahsımla ilgili olmayacak; yarın çocuklarımızın nasıl bir Türkiye’de yaşayacağına da işaret edecektir. Biz çocuklarımıza korkunun sessizliğini değil, hür düşüncenin cesaretini, keyfiliğin karanlığını değil hukukun aydınlığını bırakmak zorundayız.

Adalet, gücün gölgesinde değil, hukukun ışığında tecelli eder. Hakikat susturulamaz, düşünce hapsedilemez, milletin vicdanı yargılanamaz.

“Derhâl kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini talep ediyorum”

Açıkladığım hukuki, siyasi ve ahlaki gerekçeler doğrultusunda; usulü ve zamanlaması siyasi saiklerle hareket edildiğini gösteren bu soruşturma dosyasında, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172. maddesi uyarınca hakkımda derhâl kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini talep ediyorum.

Bu talebim, şahsım için bir lütuf veya ayrıcalık beklentisi değildir. Talebim; Anayasa’nın, evrensel hukuk ilkelerinin ve ceza muhakemesinin gereğinin yerine getirilmesidir. Aynı zamanda milletimiz adına, yargının siyasetin tahakkümünden kurtulabileceğine ve hukukun bu ülkede hâlâ ayakta olduğuna dair umudun korunmasıdır.”

(Editör: Özlem Ateş)

The post Eski Başbakan Davutoğlu’nun “Cumhurbaşkanı’na hakaret” ifadesi: O gün ne söylediysem bugün de o sözlerin faili, sahibi ve savunucusuyum! first appeared on .

Post navigation

Previous Kapısını yeşilden başka renge boyayanı evden atıyorlar: Burada yaşamak için yıllarca sıra bekliyorlar
Next ABD ordusu, Doğu Pasifik’te “uyuşturucu kaçakçılığını desteklediği” iddiasıyla bir tekneyi batırdı

Related Stories

Kanser Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Türleri, Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Kanser Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Türleri, Tanı ve Tedavi Yöntemleri

15 Ekim 2026
Kekiğin mucizevi bir etkisi daha ortaya çıktı: Hastalığı yüzde 76 azalttı

Kekiğin mucizevi bir etkisi daha ortaya çıktı: Hastalığı yüzde 76 azalttı

29 Eylül 2026
Milyonların tükettiği 5 gıda için kış öncesi zam uyarısı geldi

Milyonların tükettiği 5 gıda için kış öncesi zam uyarısı geldi

29 Eylül 2026

Kategoriler

  • Eğitim (369)
  • Ekonomi (97)
  • Haber (204)
  • Sağlık (36)
  • Tanıtım (8)
  • Teknoloji (16)

Son Yazılar

  • Elektrik olmadan çalışan dünyanın ilk DNA bilgisayarı geliştirildi
  • Oytun Erbaş uyardı: Sahte botoksa dikkat
  • Anadolu Sigorta’nın Geleceğe Değer Katan Projelerine 7 Ödül
  • Sert düşüş piyasayı altüst etti: Zirve fiyatının yarısına geldi
  • İçerik Dağıtım Sistemi Test Yayını – 23 Ekim 2026
  • MCBÜ, Sultani Çekirdeksiz ve Red Globe’un genom verilerini NCBI GenBank’a kaydetti
  • Uzmanından kritik uyarı: Eklem iltihabı yalnızca yaşlılarda değil, gençlerde ve çocuklarda da görülüyor
  • MSB, haftalık basın bilgilendirme toplantısı düzenledi
  • Putin’in ‘balıkçı teknesi’ planı deşifre oldu: Nato ülkesini felç edecekti
  • İstanbul’da Şile Belediyesi yolsuzluk davasının 2’nci duruşması başladı
  • Bursa Yenişehir’de su basan çadır alanındaki 120 mevsimlik işçi tahliye ediliyor
  • Apple’ın 5 bin TL’lik iPhone Duo kılıfında yapıştırıcı şoku!
  • 2 gıdayı yemediler, felaketi yaşadılar! Geçmişte yaşanan toplu ölümler bakın neden gerçekleşiyor
  • Afyonkarahisar’da 17 bin 600 kullanımlık uyuşturucu bulundu, 1 kişi tutuklandı
  • Kanser Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Türleri, Tanı ve Tedavi Yöntemleri
  • Çek dolandırıcılığı soruşturmasının ikinci dalgasında 11 yeni şüpheli belirlendi
  • ABD ajanları, Kongre üyesi Ilhan Omar’ın Washington’daki evinde arama yaptı
  • Ordu’da Akkuş şeker fasulyesi hasat şenliğinde üretim 2 bin 200 tona ulaştı
  • Pizza zincirinin Türkiye’deki 170 şubesi el değiştirdi
  • Mersin Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde başkanvekili seçimi başladı
  • Acı habere kalbi 2 saat dayanabildi: Anne ve oğul yan yana defnedilecek!
  • Karabük Eflani’deki örtü yangını 500 metrekarelik alanda hasara yol açtı
  • En sağlam hibrit motorlar belli oldu
  • Ümit Özdağ, Manisa’daki otobüs-kamyon kazasında ölenler için taziye mesajı yayımladı
  • Kars’a giden trenin fiyatları açıklandı: Duyan kulaklarına inanamadı

You may have missed

Elektrik olmadan çalışan dünyanın ilk DNA bilgisayarı geliştirildi

Elektrik olmadan çalışan dünyanın ilk DNA bilgisayarı geliştirildi

24 Ekim 2026
Oytun Erbaş uyardı: Sahte botoksa dikkat

Oytun Erbaş uyardı: Sahte botoksa dikkat

24 Ekim 2026
Anadolu Sigorta’nın Geleceğe Değer Katan Projelerine 7 Ödül

Anadolu Sigorta’nın Geleceğe Değer Katan Projelerine 7 Ödül

24 Ekim 2026
Sert düşüş piyasayı altüst etti: Zirve fiyatının yarısına geldi

Sert düşüş piyasayı altüst etti: Zirve fiyatının yarısına geldi

24 Ekim 2026
| DarkNews by AF themes.
betasus
betasus giriş
betasus
betasus giriş
extrabet
sekabet giriş
sekabet
extrabet
extrabet giriş
xxx
esenyurt escort
beylikdüzü escort
avcılar escort
istanbul escort
bahçeşehir escort
beylikdüzü escort
extrabet
sekabet
extrabet
sekabet
extrabet